Önerilen Konular (Dahası için aşağı sürükleyin): Forum Kuralları

Bu bölümdeki konular orjinalliğe ve konunun gösterimine göre değerlendirilip eklenir.
Picassonun hayatı ve eserleri Hakkında
Tarih: 24.04.2014, Saat: 12:39 Şuanda 1 Ziyaretçi Okuyor,999 Kez Okunmuş,0 Cevap Yazılmış
Türk Arama Sitesinde

Picassonun hayatı ve eserleri

Picassonun hayatı ve eserleri
#1
Telif Hakkı İle Korunan Metaryal,Özel Gizliliği Bozucak İcerik Şikayet Etmek İçin Tıklayın
Would you like to translate please click
Bu site forum paylaşım sitesi oldugundan dolayı herhangi bir içerikten gelebilecek zarardan siz sorumlusunuz.

Picassonun hayatı ve eserleri




Pablo Picasso, Hayatı, Sanatı, Eserleri

http://upload.wikimedia.org/wikipedia/commons/e/e3/Pablo_picasso.jpg

Pablo Picasso, tam adı ile Pablo Diego José Francisco de Paula Juan Nepomuceno María de los Remedios Cipriano de la Santísima Trinidad Clito Ruiz y Picasso


Picasso 25 Ekim 1881' de Malaga, İspanya’da doğdu. Babası bir resim
öğretmeniydi. Resim yeteneği kısa sürede keşfedildi. Yazı yazmadan önce
resim yapmayı öğrendi. 1895'te Barcelona Güzel Sanatlar Okulu'na girdi.
1901 yılından itibaren anne soyadı olan Picasso'yu kullanmaya başladı.
Desenleri İspanyol bir dergi olan Juventut'ta yayımlandı. Çok yoksul bir
ailenin çocuğu olan Picasso, Çatanov tarafından hor görülmüstür.

1900'de ilk kez Paris'e gitti. Dönemin yenilikçi sanatçılarının yaşadığı
Montmartre semtinde bir süre yoksulluk içinde yaşadı. Picasso yaklaşık
1901-04 arasındaki ilk dönem yapıtlarında sıradan insanların, sirk
palyaçolarının, akrobatlarının resimlerini yaptı. Büyük kentlerdeki
yaşam kadar, sirk yaşamı da ilgisini çekiyordu. Ne var ki, tablolarında
bu yaşamın hüzünlü yanını yansıttı. Sanatçının bu dönemi 'Mavi Dönem'
olarak tanımlanır. Dört çocuğu olmuştur.

Mavi Dönem


Mavi ve Gri gölgelerle renklendirdiği monokromatik tablolar yaptı. Bu
eserlerini İspanya’dan esinlenerek Paris’te yaptı fakat satmakta zorluk
çekti. Konuları genellikle hayat kadınları, dilenciler ve sarhoşlardı.
Bu tablolarında en büyük etken arkadaşı Carlos Casagemas’ın intiharıydı.
“Casagemas’ın ölümünü öğrendiğimde mavi tablolar yapmaya başladım”
diyen Picasso, Cleveland Sanat Müzesi’nde bulunan La Vie adlı tablosunda
Casagemas’ın hüzünlü bir tablosunu yaptı. Aynı dönemde kör bir adamla
gören bir kadının boş bir masada resmettiği “The Frugal Repast” adlı
eserini yarattı. Körlük, bu dönemde Picasso’nun ana temasıydı.
Metropolitan Sanat Müzesi’ndeki “The Blindman’s Meal” ve “Celestina”nın
portresi buna örnektir. Diğer sıkça görülen konuları ise sanatçılar,
akrobatlar ve soytarılardı. Soytarıların kareli giysileri, daha sonra
Picasso’nun kişisel sembolü haline geldi. Bu dönemin en ünlü eserleri
The Old Guitarist, Portrait of Soler, Las Dos Hermanas’tır.

Pembe Dönem


Bu dönemde Picasso, Mavi Dönem’deki soğuk renklerin aksine neşeli
portakal ve pembe renkleri kullandı. Bunun muhtemel nedeni ise o dönemde
arkadaş olduğu Fernande Olivier ile olan ilişkisiydi. Bu dönemde de
akrobatlar ve palyaçoları eserlerinde kullandı. Bu dönem, Mavi Dönem’in
aksine Fransız etkisindeydi. Bu dönemin en ünlü eserleri Garçon a la
pipe, Woman in chemise (Madeleine), Lady with a Fan, Two Youths,
Harlequin Family, Harlequin’s Family With An Ape, La famille de
saltimbanques, Boy with a dog, nude boy ve The girl with a goat’tur.

Picasso, Georges Braque ile kübizmin temellerini atmış sayılmaktadır.
1907'den 1914'e kadar kübist olarak adlandırılan tarzda tablolar yapar.
Kübist tabloların genel özelliği, geometri ve geometrik şekillerin
kullanılmasıdır. Resmedilen nesneler geometrik formlar oluşturacak
şekilde basitleştirilmiş yahut geometrik şekillere bölünmüştür. Kübizmin
bir diğer özelliği de uzaydaki üç boyutlu bir cismi iki boyutlu yüzeye
aktarma çabasıdır. Bu amaçla Picasso, şekilleri yanal yüzeylerine
bölüştürüp her birini iki boyutlu yüzeyde göstermeye çalışır. Yine bu
nedenden portrelerindeki insanların hem profili hem de önden görünüşü
görülmektedir.

Birinci Dünya Savaşı sırasında Picasso, Jean Cocteau ile beraber Roma'da
kalır. Burada sahne dekoratörü olarak çalışırken dansçı Olga
Kokhlova'yla tanışır. Picasso ikinci eşi olan Olga Kokhlova ve oğlunun
birçok portresini yapmıştır. (Paul en Pierrot, 1925, Picasso Müzesi,
Paris)

2000'li yılların başında ressam klasisizme geri döner: Trois Femmes à la
fontaine (1921, Modern Sanat Müzesi, Paris). Ayrıca mitolojiden de
esinlenir: les Flûtes de Pan (1923, Picasso Müzesi, Paris).

Picasso tanınan en üretken sanatçıdır. Guiness Rekorlar Kitabı'na göre, 1
resim, 10 baskı, 34 kitap resmi, 300 heykel ve birçok seramik ve çizim
üretmiştir. 1973'de eserlerinin toplam değerinin 750 milyon dolar
olabileceği tahmin edilmiştir.

Bir genelevdeki beş hayat kadınını gösteren ve Kübizm akımının en önemli
örneklerinden biri olarak görülen ünlü eseri Avignonlu Kadınlar,
Fransa'da 1907 yazında çizilmiştir.

En tanınmış eseri Alman ordularının Guernica kasabasını bombalamasını
anlatan Guernica adlı eseridir. Resim 1937'de yapılmıştır. Bu resim şu
anda Madrid'de Reina Sofía Müzesinde bulunmaktadır. Picasso, bir sergisi
sırasında kendisine, "Bu resmi siz mi yaptınız" diye soran bir Alman
generaline, "Hayır, siz yaptınız" cevabını vermiştir.



20. yüzyılın dahi sanatçısı Picasso, hayatı ve eserleri ile hiç şüphesiz
tüm dünyanın ilgisini kazanmayı başardı. 20. yüzyılda Batı sanatının en
önemli isimlerinden olan Pablo Picasso, aynı zamanda en çok milyon
doların üzerinde satılan resme de imza atan isim. Malaga doğumlu olan
Picasso, 50. doğum gününe geldiğinde artık tüm dünya tarafından tanınan
bir modern sanatçı olmuştu. Picasso'dan evvel hiç kimse kendi yaşam
süresince başarısının meyvelerini toplayamamıştı. 16. yüzyılın
dehalarından Titan'ın veya 17. yüzyılın vazgeçilmez ismi Velasquez'in
bir kaç bin kişiden fazla hayranı olmadığını da hatırlatalım. Ancak
Picasso'nun hayran kitlesinin yüz milyonlarca kişiden oluştuğu bir
gerçek. Picassonun hayatı ve eserleri dillere destan oldu, hatta
filmlere bile konu oldu.

Picasso'nun Sivri Görüşleri...

Batıl inançları ve ilginç bir mizah anlayışı olan Picasso, tartışmalı
özel hayatı ile gazetelere de sık sık konu oldu. Picasso'nun özellikle
kadınlarla olan ilişkileri eleştirildi. Örneğin kadınlar hakkında
söylemiş olduğu "Kadınlar ya tanrıça gibidirler, ya da paspas gibi"
görüşü feministleri ayağa kaldırmış olsa da, kadınlar bu düşüncelerini
bile bile sanatçının büyüsüne kapılmaktan kendilerini alamıyorlardı.

Picasso'nun hayatının dönüm noktalarına bir göz atalım:


Picasso 1881 yılında İspanya'nın Malaga şehrinde dünyaya geldi.

1904 yılında Paris'e yerleşti.

1910 yılında Georges Braque ile Kübizm üzerine çalışmaya başladı.

1937 yılında Guernica tablosu ile İspanyol İç Savaşı'nda bombalanan Bask bölgesini ölümsüzleştirdi.

1962 yılında Sovyetler Birliği'nden İkinci Lenin Barış Ödülü'nü aldı.

1973 yılının Nisan ayında Fransa'da öldü.

1980 yılında New York'un ünlü Modern Sanatlar Müzesi'nde açılan Picasso sergisine 1 milyondan fazla ziyaretçi gitti...

Picasso, politik açıdan da şanslı sayılırdı. Her ne kadar Naziler
Picasso'nun sanatını dejenere olarak nitelendirmiş olsa da Almanlar
Paris'i işgalleri sırasında Picasso'yu korudular.

Hiç bir ressam, Michelangelo bile yaşamı süresince kendi şöhretine bu
denli tanık olmadı . Medya tarafından kuşatılan Picasso'nun her bir
hareketi, eseri ve tarz değişikliği tartışma yaratmışsa da yine dünyayı
saran ününü medyada yer almasına borçludur.

20. yüzyılda doğan bütün sanat akımlarına ilham veren Picasso, Kübizm'in
de Georges Braque birlikte yaratıcısı olarak tarihe geçti. Belki de
Picasso'nun etkilemediği tek sanat akımı olan Soyut Resim dalı bir
istisna olarak kabul ediliyor.

Alışılmışın dışında metal üzerine, tahta veya bronzla çalışan Picasso,
heykeltraşlık alanında da çok etkili oldu. Mesela bir gitarı parçalar
oluşturarak meydana getiren Picasso bir kalıp halinde çalışmak yerine
parçaları bir araya getirme tekniği ile de biliniyor. Kolaj tekniği
olarak bilinen değişik kâğıt parçalarını yüzeye yapıştırarak bir bütün
yaratma tekniği de Picasso nun Braque ile başlatmış olduğu modern sanat
tekniklerinden biri. Sürrealistlere hiç bir zaman dahil olmasa da,
Picasso 1920'lerde ve 1930'larda insanın vücudunu korkunç şekilde
resimleyerek yankı uyandırdı. Aynı şekilde şiddet içeren üslubu ile Eros
ve Thanatos'un erotik portrelerini de yaptı. Picasso'nun realist bir
ressam olmamasına rağmen Guernica adlı eseri tarihin en etkileyici
politik eserleri arasında yer almaktadır.


Modern Dünyada Yaşam

http://www.poster.net/picasso-pablo/picasso-pablo-don-quichote-9701448.jpg


Picasso bir dahi olarak kabul ediliyor. Mavi ve pembe dönemleri ise 19.
yüzyılın Sembolist akımının yansımaları olarak kabul ediliyor. Modern
dünyada yaşamanın tecrübesi ile Modern Sanatı yaratan Picasso, hayatının
çoğunu Paris'te geçirdi. Modern dünyanın bir parçası olan gazeteler,
afişler, posterler, ve işaretler; hep Kübizm akımının esin kaynakları
idi.

Picasso ne bir felsefeci ne de bir matematikçi idi. Ancak Braque'la
birlikte 1911 ve 1918 yılları arasında yapmış olduğu çalışmalar herkesin
kafasını karıştırdı. Henüz Pop Art sanatçılarının hiç biri doğmamışken
Picasso, Pop Art'ın dinamiklerinden istifade ediyordu bile.

Kübizm; anlaşılması zor, karmaşık bir üslup olmasına rağmen 20. yüzyılın
en etkin sanat akımı olarak kabul görüyor. Picasso kendini
başkalarından soyutlamak istermişçesine gidip geçmişteki klâsik akıma
kendini kaptırdı. Picasso'nun o dönemdeki eserlerinde Corot ve Ingres
gibi klasik sanatçıların etkilerini gözleyebilirsiniz.

Picasso'nun klasik dönemi aynı zamanda özgürlük hareketi olarak da
değerlendiriliyor. Braque'den sonra, hayatının geri kalan kısmında
Picasso hep yalnız çalıştı. Bir başka ünlü ressam olan Matisse ile
hayatının sonuna doğru dostluk kurdu. Picasso'nun yakın çevresi yazarlar
ve şairlerden oluşuyordu.

Modern Sanattan Kopuş


Halk, Picasso'yu Modern Sanatçı olarak değerlendirmiş olsa da Picasso
Modern Sanattan kopmuştu. Dünyanın önde gelen modern ressamlarından
Kandinsky ve Mondrian kendi eserlerini insanlığın evrimi ve gelişimi
olarak görüyorlardı. Ancak Picasso kendini ütopik bir ressam olarak
görüyordu.

Bir amaç için yapılan sanatı gülünç diye nitelendiren Picasso, "Yaptığım
her şeyi bugün çerçevesinde kalması dileğiyle yapıyorum" diyerek,
"Söylenmesi gereken bir şey olduğunu düşündüğümde ne geçmişi ne de
geleceği düşünürüm, sadece o anı göz önünde bulundururum" diye de devam
ediyor.

Sanatı kendini ifade etmenin en özgür şekli olarak gören Picasso,
"Resimlerim beni sürükler" demiş. Ne Matisse, ne Mondrian, ne de Braque
gibi modern sanatın önde gelen isimleri Picasso'nun bu son sözünü onun
kadar hissederek yaşayabilmişlerdir.

Sanatında her şey hisler ve arzular üzerine kurulmuştur Picasso'nun.
Amacı bir tutarlılık portresi çıkarmaktan ziyade his ve duyguların doruk
noktasını yakalamaktı. Yarattığı şekillerle ve bu şekillerin birbirleri
ile bağlantısı ile bu anlatmak istediği doruktaki duyguları ifade
etmeye çalışıyordu Picasso. Matisse ve Pierre Bonnard gibi renk ustası
olmadığı bir gerçek. Ancak Picasso sanatında metaforlar kullanarak adeta
Vahi gibi bir ifade katmayı başarıyordu. Bu özelliği ile modern sanat
akımına baş kaldırıyordu. Zira modern sanatta hikaye anlatımı yoktur.
Ancak Picasso metaforlar kullanarak gizlenmiş bir şekilde hikaye
anlatıyordu eserlerinde.


Kübizm ve Kadınlar

http://www.kle.nw.schule.de/hanna-heiber-schule/picasso-pablo-dora-maar-seated-2802675.jpg



Picasso'nun hayatında Kübizmin dışında önemli bir yer teşkil eden şey
kadınlar idi. Picasso'nun kadınlarla olan ilişkisini detaylı bir biçimde
görebileceğiniz bir film, geçtiğimiz senelerde sinemada işlendi.
Surviving Picasso adlı filmde Picasso rolünü üstlenen Anthony Hopkins,
karmaşık duygular içerisinde yaşayan eksantrik bir ressamın iç dünyasını
sinemaya aktarmış.

Çıplak kadın figürü, Picasso'nun vazgeçemediklerindendi. Picasso'nun
özelikle 1920'li yıllardan sonra görsel dünyasındaki her şey çıplak
kadınlarla alâkalı idi. Picasso'nun çıplak kadın figürlerinde, mesela
1930'lu yıllarda metresi Marie-Therese Walter'in resimlerinde gözlendiği
gibi güçlü bir erotizm ve duygu yüklü olduğunu görüyoruz. Bu resimler,
Picasso'nun fantastik iç dünyasının yansımaları olarak tarihe geçtiler.

Picasso'nun en güzel yılları Les Demoiselles d'Avignon (1907) ile
Guernica'nin (1937) arasındaki o otuz yıllık süreçtir. Bir süreklilik
içerisinde savaş yıllarında ellilerde, altmışlarda ve yetmişlerde
Picasso ressim ve baskılarını yapmayı aralıksız bir şekilde sürdürdü.


19. yüzyıldan Esintiler


http://www.framesandfinishes.com.au/prints_graphics/picasso.jpg



Bazen 19. yüzyılın ressamlarından esinlenerek yani Velazquez , Goya,
Poussin, Delacroix, Manet ve Courbet gibi isimlerin etkileriyle seriler
halinde eserler meydana getirdi. Hayatının son yıllarında manik ve
obsessif bir ruh haline giren Picasso kendi ölümüne ruhen hazırlanır
gibiydi. Picasso'nun ölümü, toplumda büyük bir boşluk yarattı ve halen
bugün kimse Picasso gibi bir dehanın yerini doldurabilecek potansiyelde
değil dersek yanlış olmaz.

Picasso'nun eserlerine baktığımızda cambazlar, çingeneler, Akdeniz'in
sembolleri olarak kullandığı boğalar, koyunlar ve çobanlar, Yunan
Mitolojisi'nden Minotor gibi karakterler ve kadınlar en sık rastlanan
karakterlerdir. Hayatı boyunca üslubunu devamlı değiştiren Picasso,
resimden heykele, poster tasarımından tiyatro dekoruna her türlü
çalışmaya el attı. 20. yüzyıl sanatçıları arasında en renkli isim olarak
hiç şüphesiz aklımıza Picasso geliyor. Picasso yaşadığı Yüzyıl'ın
tartışmalı sanatçılarının başında yerini alıyor. Dünyanın en büyük sanat
müzayedelerinde fiyat rekorları kıran Picasso imzalı tablolar, Guiness
Rekorlar Kitabında da yerini koruyor. Bugün Picasso'nun eserlerini
dünyanın en önemli müzelerinde görmek mümkün.

Avenonlu Kızlar


40 yıllık bir sürede yapılmış el dokuması bir halidir; şu an Sabancı
Müzesi'ndeki Picasso'nun sergisinde asılıdır. Gerçekten muhtesem ve
büyük bir tasarım örneği. Görmenizi tavsiye ederim

Son Konularım


Konu ile Alakalı Benzer Konular
KonularYazarYorumlarOkunmaSon Yorum
 Bir ressamın hayatıutku464049206.02.2013
Son Yorum: utku464